Merhabalar,

Koztepe ailesiyle birlikte tüm gereklilikleri yerine getirip büyük biz özenle fidanlarımızı toprakla buluşturduğumuzda babamın “Baba doğulmaz, baba olunur.” sözü aklıma geldi. Ben çocuğunun büyümesini bekleyen heyecanlı bir baba gibi bekledim fidanlarımızın büyüyüp mahsulünü vermesini. Büyüdüklerine tanıklık ederken çok şey öğrendim ceviz fidanlarından. Zahmet, sabır, emek, heyecan vefa. o kadar değişik bir duygu ki bu, binlerce fidanın babasıydım artık.

Hepsiyle tek tek ilgilenmek mahsul vermesini beklemek ve beklediğine değmesi muazzam bir his. Bir de yetiştirdiğimiz ürünün sağlığa olan yararlarını düşündüğümde yaptığım işi dahaçok önemsiyorum. Kanser önleyici olması, kalp sağlığına yararları, benzerliğiyle bilindiği gibi beyin fonksiyonlarına etkisi, cilt için değeri ve daha nice olumlu özellikleri ile doğanın bizlere sunduğu çok değerli bir mucize.

 

Benim iki küçük çocuğum var. Bu hayali ilk kurduğum zamanlarda onlara böyle doğal ve doğru bir miras bırakacağımı düşünüp heyecanlanırdım.

Zaman geçtikçe ve bahçemizin büyüyüp cevizlerimizin Türkiye’de birçok yere ulaştığını gördükçe bu mirasın hepimizin olduğunu gördüm. Çiftliğimize gelip ailemizle tanışıp kaynaşmak isterseniz; Koztepe Çiftliği’nde sizleri görmekten mutlu oluruz.

                                                                                                                                                                                                 Mehmet MANİSALI

 

 

 

 “Toprağı işleyen, ekmeği dişler.” derdi hep büyüklerimiz. Çok küçükken bu atasözünün anlamını bilmezdik. Ta ki zamanla bu toprakların içinde var oldukça, nefes aldıkça ve değerini tam anlamıyla hissedene kadar. Emek verdiğimiz her şey gibi toprağa da aynı özeni gösterdiğimizde, alın terimizi döktüğümüzde bize verdiği mucizeler karşısında önemini daha iyi anladık. Gelecek nesillere gerçek ve doğal gıdanın önemini anlatmak, toprak gibi vefalı bir varlığı yaşatmak için hikâyemizi başlatmış olduk.

 

 

Hayatımızın en güzel kararını alarak kurduğumuz Koztepe Çiftliği’ni anlatarak hikâyemize başlayalım. Ailemin doğaya olan sevgisini ve doğala verdiği özeni gördükçe içimdeki bir şeyler üretme aşkı gitgide alevleniyordu. Üreteceğimiz mahsul, ülkemizin de adını duyurmalıydı. Seçtiğimiz bölge, sadece topraktan oluşan daha ağaçlandırma bile yapılmamış bir bölgeydi ve emek verirsek bize mucizesini göstereceğine inandığımız bu topraklara bir çocuğa gösterdiğimiz şefkatle yaklaşmalıydık.

 

 

Toprak ve iklim koşulları açısından dünyanın en önemli bölgesi olan ülkemizde tarımı geliştirmek, ithal ürünler yerine kendi var ettiğimiz mahsulü kullanmak, tohumumuzu kendimiz sağlamak ve bu özel toprakları yeniden canlandırmak adına ilk aşamada ceviz üretmeye karar verdik.

 

 

Cevizin ülkemizde yetişiyor olması altın değerinde bir konuma sahip olmasına rağmen dünyada ceviz üretim sıralamasında 4. sırada yer alıyorduk. Ülkemizin böyle bir fırsatı değerlendiremiyor olması ve çıkış yolu olarak ithal ürünlerin piyasaya sürülmesi bizim adımıza üzücüydü. Üretimde ve tüketimde olduğu konumdan çok daha üstte olmaya layıktı.

 

 

Ceviz üretimi dünyada günden güne artmakla birlikte Türkiye’de de ceviz üretimi 2004’ten 2017 yılına kadar 1,40 kat artmış durumdadır. Bu oranlara baktığımızda ülkemizdeki ceviz üretimi artışı, dünya ceviz üretimi artıştan daha azdır. Buna rağmen Türkiye, dünya pazarına bakıldığında önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde tüketilen cevizlerin bunlara kayıtlı olmadan gelen cevizler de dâhil olmak üzere %72’si ithal edilmektedir. Üretimin talebi karşılayacak düzeyde olmaması sebebiyle satıcılar cevizi ithal etmekte ve buna ek olarak maalesef ithal ceviz yerli ürettiğimiz ürünler gibi satılmaktadır. 

 

 

Türkiye’de ceviz üretimi neredeyse ülkenin tamamına yakın coğrafi alana yayılmış durumdadır. Bizim bulunduğumuz ve üretim yapmak istediğimiz şehir olan Denizli ise Türkiye’de önemli ceviz üreticisi şehirleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır. Üretim için gerekli koşulları sağlamak da oldukça zor olmasına rağmen biz Koztepe Çiftliği olarak en doğrusunu bulana kadar çalışıp çabaladık. Bu çabamızın sonucunda ve ürünlerimize karşı oluşan talep doğrultusunda özen göstererek yetiştirdiğimiz mahsulümüzün güzelliğini, değerini anlamaya başladık. Korkmadan, sabrederek çalışıp üretirsek toprağın bize veremeyeceği mucize ve bu mucizelerden biri olan cevizin üstesinden gelemeyeceği zorluk yok. Biz inandık ve başardık. 

 

 

Kısaca 2011 senesinde hayal ettiğimiz Koztepe Çiftliği’ni 2 yıl süren AR-GE çalışmaları sonucunda 2013’te Denizli’nin Acıpayam ilçesinde kurmaya başladık ve 2019’da tam anlamıyla gerçeğe dönüştürdük.

 

 

İlk başta ceviz çeşitlerini, nasıl dikildiğini ve yaşam koşullarını bile bilmiyorduk ama araştırdık, eğitimlerini aldık, tüm eksiklerimizi tamamladık ve en sonunda hayali gerçeğe dönüştürebilecek donanıma sahip olduktan sonra  çiftliğimizin % 80 kısmına ceviz fidanları diktik. Onları da yetiştirme tarzlarına göre bahçelere ayırdık. % 60 ’lık kısmını geleneksel tarım sistemi için ayırdık. Geleneksel tarım; tarımsal kimyasallar özellikle ilaçlar ve gübreler kullanılmadan önceki uygulanan yöntemleri kapsayan, yetiştiricilik sistemidir. Bu sistemde yüksek verimli yetiştirme çeşitleri bulunmaktadır.

 

 

% 30’lık kısmını İyi Tarım Uygulamaları için ayırdık. İyi Tarım Uygulamaları; kimyasal, fiziksel mikrobiyolojik kalıntılar içermeyen doğayı koruyan yetiştirme şeklidir. Üretim aşamasında insanların veya diğer canlıların yaşamını olumsuz olarak etkilenmediği, üretimi sırasında tüketicinin bulunduğu ülkenin tarımsal mevzuatı ve ürünün yetiştirildiği ülkenin tarımsal mevzuatına uygun olarak yapılan ve tüm bu işlemlerin kayıt altına alınarak kontrol edilen ve sertifikalandırılan üretim şeklidir. Kısaca İyi Tarım Uygulamaları, topraktan sofraya kadar uzanan bütün üretim ve pazarlama aşamalarını kapsar. Son olarak ise % 10 ’luk kısmını da organik tarım sistemi için ayırdık. Organik tarım ise toprak verimliliğini ve bitki sağlığını koruyan, aslında daima çevreyi koruyan ve kimyasalların kullanımını engelleyen bir yetiştirme şeklidir. Yanlış uygulamalar sonucunda ekolojik sistemde bozulan dengelerin yeniden kurulmasını, tarımı sürdürebilir kılmayı, biyolojik çeşitliliğin devamını, kimyasal kirliliğin sonlandırılmasını ve insana sağlıklı gıda ulaştırmayı amaçlar.

 

 

 

Koztepe Çiftliği olarak bizde geleneksellikle doğayı birleştiren bir üretim tarzını benimseyerek ülkemizin tarımsal gücüne destek olmak ve geliştirmek istedik.